Deryalar

Kırcali’yle Arda arası, saat sekiz sırası
Arda’lılar ağlıyor, yoktur çaresi

Çıkar Aba poturunu, dalgalar artacak
Demedim mi ben sana Yusuf’um, kayığımız batacak

Kırcali’yle Arda boylarında, kimler gidecek
Garip Yusuf’un annesine kim haber verecek

Aman bre Deryalar kanlıca Deryalar, biz nişanlıyız
İkimiz de bir boydayız, biz delikanlıyız

Bu türküyle ilgili hepsi birbirine yakın, ufak tefek farklar olan çeşitli hikayeler anlatılmaktadır. Yusuf adındaki delikanlı, evleneceği günün arifesinde kayığıyla para kazanmak için açılacaktır. Nişanlısı gitmesini istemez fakat Yusuf, para kazanmak için gitmek zorunda olduğunu söyler. Nişanlısının korktuğu olur ve kayık batar, Yusuf boğularak can verir. Bunun üzerine nişanlısı bu ağıtı yakar. “Demedim mi ben sana Yusuf’um, kayığımız batacak”. Türkünün acı veren kısımlarından birisi de “Yusuf’umun garip anasına kim haber verecek”tir. Yusuf’un yaşlı bir anası vardır ve kimse Yusuf’un öldüğünü söyleyemez, söylemek istemez.

Bir delikanlının, nişanlısının ölümüne yaktığı bir ağıt ve bu ağıtta halay çeken Rumeli insanı kadar ironik bir durum yoktur herhalde. Her Rumeli insanı bu türküde halay çekerken o kadar mutludur ki sözlerini hiç dinlemediklerini düşünürüm. Tabi bu düşüncelerim bir yana, sözlerini okuyup hatta bazı yorumlarda gözleri dolan ben, bir düğünde Deryalar çalsa da halaya fırlasam diye iç geçiririm.

İki farklı yorum, birisi Arif Şentürk’ten Rumeli insanını yansıtan yorum. Birisi Emin İgüs’ten türkünün duygularını yansıtan yorum. Keyifli dinlemeler.

http://www.youtube.com/watch?v=0gesSoM8l9k

Bonus: Arif Şentürk – Deryalar & Ramizem

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir